Reklamı Geç
  • loading...
Reklam

Yakaza

Mardin’de görev yaptığım sırada okumuştum: ”Yakaza…” Sadık Yalsızuçarlar’ın bir kitabı… Kitabı bir solukta bitirmiştim lakin, pek fazla bir şey anladığım da söylenemezdi

07 Mayıs 2015 - 16:54

Mardin’de görev yaptığım sırada okumuştum: ”Yakaza…” Sadık Yalsızuçarlar’ın bir kitabı… Kitabı bir solukta bitirmiştim lakin, pek fazla bir şey anladığım da söylenemezdi. Tam anladım anlayacağım derken kitap bitmişti. Kitabı okuyanlar belki de “anlamama” konusunda beni eleştirecekler ama, benim anlayışsızlığım! diyelim… Aradan yıllar geçti. Kitapta ne anlatıldığını hala tam olarak bilmiyorum ama, kitabın adını unutmam mümkün değil. Fakat kitaptan esinlenerek böyle bir yazı yazdığıma göre de ana fikir tamam!.. Ne alakası var derseniz değerli dostlar, son dönemde yaşadıklarımızı biraz da bu kitaba benzetiyorum. Bütün kurumlarda, siyasette, dinde, eğitimde… Kısacası tüm hayatımızda galiba hafiften bir “ yakaza” hali mevcut. Toplum olarak da tam bu ruh hali üzereyiz. Bizim ruh halimize uygun da icraat… Yani isim var, hem de iddialı ama içi boş. Veya pek anlaşılır değil. Çok şey yapıyoruz ama, aslında yapmıyoruz. Ya da yaptığımızdan bir şey anlamıyoruz. Mademki konumuz “yakaza”, kelimenin anlamı üzerinde duracak olursak; sözlük anlamı uyanıklık olsa da, daha çok kullanıldığı tasavvufta, uykuyla uyanıklık arası hali ifade etmektedir. “Uykuda mıyım, uyanık mıyım bilemiyorum; rüya mı gördüm yoksa?” diyorsanız zaman zaman, bu haliniz yakazaya girer. Çok uyanık görünüp uyuyanlar… Bir de uyur gibi görünen gerçek uyanıklar… Takılmış plak gibi dönüp duran kralcılara; “Turşuyu sen mi satacaksın ben mi?” diye sorsa sahibi, “Biz bu işi karşılıksız yapıyoruz, sen keyfine bak.” deme nokrasında, uyanık görünümlü uyuyanlar. Thales de bu konuda der ki: “Uykuyla uyanıklık arasında bir fark yoktur. Hayat ile ölüm arasında fark olmadığı gibi...” Bu tasavvuftaki hal…Veya Thales felsefesindeki tefekkür…Bizdeki biraz daha farklı: Uyanamama hali!.. Bu daha tehlikeli. Uyanmak istiyorsun ama sanki narkoz verilmiş. Uyanırsan, uyanıkların uykusu kaçacak. Tam uyku hali de olmamalı, çünkü bir görevin var. Görevi ihmal etmek de, uyanıkların uyku düzenini bozacak. En doğrusu “yakaza” hali. Hafiften mankurtlaşma veya haşhaşileşme… Aslında bu “yakaza” hali bazen hoşumuza da gider. Veya işimize geliyor olabilir. Çünkü tam uyanmakla, kendi geleceğini riske edebilirsin. Akıl başta ama uyuma numarası… Bu durumu akılla yürek arasındaki değişkenlik veya çatışma olarak alırsak, akıl uyumayı emreder. Çünkü korkaktır. Yürek ise cesurdur ve gerçek anlamda uyanmayı, direnmeyi, karşı koymayı yeğler. Bu, insanlığın direnişidir. Tam tersi olan uyuma ve uyuyamama haliyle karıştırılşmamalıdır. Firavunun hiç uyuyamamasının sebebi, kendisinin Mısırın hükümdarı ve tanrısı olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmesi, belki de onun içindeki kin ve nefretin sonucuydu. Yedi uyuyanların da yıllarca uykuda kalabilmesi, onların merhamet duygularının ve insanlıklarının bütün hayatlarını kuşatmasındandı. Azizi’min dediği, yüzde yetmişimizin yakaza hali, Yedi Uyuyanlar gibi 197 yıl sürmese de, sürdüğü sürece, uyur görünüp malı götürenlerin dönemi olacaktır. Toplum olarak uyanmak dileğiyle.. Hoşça kalın.

loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Çayeli'nde Bayram Namazı sonrası ilk kahvaltı
Çayeli'nde Bayram Namazı sonrası ilk kahvaltı
RiDEF'in geleneksel iftarı Ankara'da yapıldı
RiDEF'in geleneksel iftarı Ankara'da yapıldı