Reklamı Geç
  • loading...
Rusya’ya daha yaklaşacağımız sürpriz değilse!
Reklam

Rusya'ya daha yaklaşacağımız sürpriz değilse!

Rus Büyükelçisi Andrey Karlov, önceki gün Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde katıldığı Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği ve Çankaya Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen "Gezgin Gözüyle Kaliningrad'dan Kamçatka'ya Rusya" adlı fotoğraf sergisinde konuşma yaptığı sırada uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.

21 Aralık 2016 - 11:57 - Güncelleme: 27 Şubat 2017 - 21:58

Saldırgan çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş’ta çatışmada öldürüldü. Saldırının ardından saldırganın ailesinden Fetö ile bağlantısı olan 7 kişi gözaltına alındı. Rusya'dan 18 kişilik heyet ortak soruşturma için Ankara'ya geldi. Erdoğan ve Putin, suikastın iki ülke ilişkilerini bozmak için yapılmış bir provokasyon olduğunu vurguladı.

İki gündür tüm medyadan bu bilgileri okuyoruz, biliyoruz.

Karlov'u yaraladıktan sonra binanın ikinci katına çıkan saldırgan, özel harekat polisleri tarafından yaklaşık 15 dakika süren çatışmanın ardından öldürüldü. Vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Karlov’da, polis ile zanlı arasındaki çatışma devam ettiği için bir süre olay yerinde bekledikten sonra Güven Hastanesine kaldırıldı. Önce Rus haber ajansı RIA, bir süre sonra da Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Bakanlık Konukevi'nde Rus gazetecilere yaptığı açıklamada, Büyükelçi Karlov'un "terör saldırısı" sonucu öldürüldüğünü, silahlı saldırıyı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacaklarını söyledi.

Öldürülmeden önce galerinin farklı noktalarında fotoğrafları alınabilen saldırganın öldürülmesi şart miydi? Yaralı haldeki büyükelçiyi bir an önce hastaneye kavuşturmak için saldırganın kısa sürede etkisiz hale getirilmesi, öldürülmeden olamaz miydi? Çatışma 15 dakika sürdü deniyor ama büyükelçinin yaralandıktan bir saat sonra hastaneye getirilmiş olmasının doğruluk payı var midir?

Rusya Devlet Başkanı Putin’de gece birkaç kez ekrandan ılımlı tavrıyla Rus halkını bilgilendirdi. 00:30 sularında olayın tamamen provoke olduğunu, Rus – Türk ilişkilerine darbe vurmak için yapıldığını anlattı. Putin, Türkiye’nin uçak olayında emperyalistlerden yana tavır aldığını ama hatasını çabuk anlayıp ilişkileri iyileştirmek için çalıştığını, Rusya’ya yaklaştıklarını, bu eylemin de ilişkileri daha güçlendireceğini ifade etti.

Nitekim medyaya da yansıdığı üzere, hatta Melih Gökçek’in olaydan henüz 15 dakika (!) sonra açıkladığı gibi öldürülmeden önce Halep için eylemi yaptığını söyleyen saldırgan fetöcü ve arkasında Amerika var deniyor.

Rusya ve Türkiye Cumhuriyeti yönetimleri, iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecini bozmaya yönelik bu provokasyona aldanmayacak kadar şüphesiz irade sahibidir. Bu suikastın Türk - Rus ilişkilerine sanılanın aksine zarar vermeyeceği, hatta iki ülkeyi çok ciddi ve güçlü bir ittifaka doğru itecek gibi gözüküyor. Dolayısıyla bu suikastın Türkiye’yi batı ile arasında ki iplerin tamamen koparma noktasına getireceği düşünülebilir.

Bu noktada konunun uzmanlarının her fırsatta tekrarladıkları soru aklıma geliyor. “Eylem kime menfaat sağlamışsa, müsebbibini o cenahta aramak lazım”. Sahi bu menfur eylem bu görüntüsüyle hangi cenaha yarar sağladı!

Hemen hemen tanıyan herkesin hakkında olumlu konuştuğu, neredeyse tüm etkinliklere korumasız katılan, iki ülke arasında gerilimi düşürmek için emek veren Büyükelçi Karlov’un bir sonraki gün Moskova'da yapılacak üçlü Suriye görüşmesi öncesinde adresi belli gibi olan bu suikasttan ABD ne amaçlamış, Türkiye’nin Rusya ile daha da yakınlaşmasından kazancı ne olmuş olabilir?

Bireysel, iki adım sonrasını düşünemeyen ucuz kahramanlık heveslileri bu hesapları yapamayabilir ama büyük servisler oyunun karekökünü de düşünür. Diğer yandan FETÖ'cu olduğu söylenen polis memurunun istihbarat ve güvenlik zafiyetimiz olsa da Büyükelçinin bu sergiye gideceğini bilmesi ve bu işi tek başına planlayabilmesi de imkansız gibi.

Cevaplarını bilemiyorum ama Beşiktaş, Kayseri ve ardından Ankara’da yaşanan tarifsiz acılar aynı. 2013 yılından bu yana Ankara'da görev yapan Karlov’un yürekteki acısı da aynı. Sadece tabuta sarılı bayrağın rengi farklı.

Acıdan beslenenleri kim olursa olsunlar bir kez daha nefretle kınıyorum.

loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Çayeli'nde Bayram Namazı sonrası ilk kahvaltı
Çayeli'nde Bayram Namazı sonrası ilk kahvaltı
RiDEF'in geleneksel iftarı Ankara'da yapıldı
RiDEF'in geleneksel iftarı Ankara'da yapıldı