RTEÜ’de Aile Şirketleri masaya yatırıldı

RTEÜ’de Aile Şirketleri masaya yatırıldı

Tüm dünyada yaygın olan aile şirketlerinin Türkiye ve dünya üzerindeki rolünü anlatmak üzere uluslararası arenada teknik müteahhitlik alanında büyük projelere imza atan AE Arma-Elektropanç Şirketi yön

06 Mayıs 2015 - 00:23

Tüm dünyada yaygın olan aile şirketlerinin Türkiye ve dünya üzerindeki rolünü anlatmak üzere uluslararası arenada teknik müteahhitlik alanında büyük projelere imza atan AE Arma-Elektropanç Şirketi yönetim kurulu üyesi Burak Kızılhan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Genç Ufuk Fikir Kulübü Öğrenci Topluluğu aracılığıyla Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde bir konferans gerçekleştirdi. Kızılhan konuşmasında, aile şirketlerinin kurumsallaşması gerektiğini, çalışma hayatında profesyonelliğin ve dil bilmenin önemini vurguladı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Prof.Dr. Aleattin Kızıltan, “Ülkemiz kalkınma yolunda büyük adımlar atmaktadır. Bu başarılarda, hamuru yoğuran girişimcilerin başarısı büyüktür. Ülkemizin yurt dışına açılımında genelde hizmet sektörünün, özelde ise müteahhitlik hizmetlerinin katkısı büyüktür. Müteahhitlik hizmetlerinin önemini daha iyi anlamanız açısından, 2014 yılında ticaret açığımızın 63,5 milyon dolar olduğunu ve bu açığı kapatmada, hizmet ihracatının 50 milyar dolarlık katkı sağladığını ifade etmek isterim. Sayın Burak Kızılhan’da, bu katkıyı milyarlarca dolarlık ihracatla desteklemektedir. Kendisiyle bir Rizeli genç işadamı olması hasebiyle gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu. KURUMSALLAŞMAZSAN BATARSIN Türkiye’deki aile şirketlerinin istisnalar dışında uzun süreli olamayışından yakınan Kızılhan, bu durumun şirketlerin kurumsallaşmaya önem vermemelerinden kaynakladığını, bu yüzden de daha ne olduğunu bile anlamadan şirketlerin battığını belirtti. Şirketlerin kurumsallaşmak zorunda olduğunu söyleyen Kızılhan; “Kurumsallaşmadan anlaşılması gereken profesyonelleşme değildir. Aile şirketlerinin kurumsal yönetime geçme zorunluluğu vardır. Çünkü her şeyden önce işin finansal bir yönü var. Elinizde yalnızca bir milyon varken 2 milyonluk iş alamazsınız. Çünkü bunun teminatını veremezsiniz. Ancak kurumsal bir şirket olunduğunda karşıdaki firma şirket yada banka senin bir üst jenerasyona geçeceğinden emin olur ve böylece sana fon sağlar. Yani güveni kazanmış olursun ve böylece günden güne büyümeye devam edersin. Kurumsallaşmadığın takdirde kredi alamazsın, kredi alamazsan iş alamazsın, iş alamazsan büyüyemezsin, büyüyemezsen aile içinde ‘senin yüzünden benim yüzümden’ kavgaları çıkar, ondan sonrasında da şirketin batması da kaçınılmaz hale gelir” ifadelerini kullandı. YÖNETİLMEDEN YÖNETEMEZSİN Her şeyin olduğu gibi şirketlerinde belirli bir anayasası olduğunu ve bu anayasanın kurallarını harfiyen uyulması gerektiğini ifade eden Kızılhan, Türkiye’de özellikle aile şirketlerinin aile içi durumlardan ötürü profesyonel hareket edemedikleri için şirketi çıkmaza soktuklarını belirtiyor. Kızılhan, “Bizim şirket anayasalarımızdan biri aynı şirkette gelin ve damat çalışamaz. Çünkü gelin ve damadın birlikte girdiği tüm yapılarda mutlaka bir sorun çıkıyor. Çünkü profesyonellik yok. Bir diğer husus ise yönetim kurulu üyelerimiz 65 yaşına geldiğinde yönetimi bırakmak zorundadır. Bunun nedeni ise ardından gelen jenerasyona güvenmek zorunda olmasıdır. Koltuk sevdası diye bir şey olmamalıdır, akıl akıldan üstündür her şey bu kadar basit. En önemli unsurlardan biri de üniversite eğitimi bittikten sonra profesyonel bir şirkette en az 5 sene çalışma zorunluluğu olmalı. Bende mezun olduktan sonra aile şirketimizin herhangi bir bölümünde çalışmaya başlayabilirdim ancak başarısız olma yüzdem çok yüksekti. Çünkü üniversiteden mezun olduğu gibi şirket yönetimine başlanırsa başarısızlık kaçınılmazdır. Ben İngiltere’de bir elektrik şirketinde 5 sene çalıştım ve şirket anayasasının bu maddesini yerine getirdim. Benim gibi ablamda 8 sene bir şirkette profesyonel çalıştı. Yine kuzenlerim aynı şekilde herhangi bir şirkette profesyonel olarak çalıştı. Biz şirket anayasasının bu maddesini çok iyi benimsemiş durumdayız. Çünkü yönetilmeden yönetemezsin.” dedi. İŞE ALIMDA EN ÖNEMLİ ETKEN İNGİLİZCE Şirketlerin işe alım süreçlerinde özellikle ingilizce düzeyine baktıklarına vurgu yapan Kızılhan, iş başvurusunu doğru yere ve doğru şekilde yapmanın çok önemli olduğunu söyledi. Kızılhan işe başvurma şeklinin ve ingilizce bilmenin önemini ise şöyle ifade etti: “Dünyanın en zeki adamı da olsan bir şirkete düşük bir ücretle alınabilirsin. Bunu beğenmemezlik yaptığında açıkta kalabilirsin. Buradaki amaç şirketin seni sınamasıdır. Zaten kişi kendini gösterdiğinde şirket onun kıymetini muhakkak bilecektir. Başlangıçta verilen ücreti beğenmeyip burun kıvırıdığında hem işsiz kalacak hem de belki de çok güzel yerlere gelecekken ayağına gelen fırsatı tepmiş olacaksın. İş başvurusunda en önemli etkenlerden biri de dil eğitiminiz. Bir şirketteki elektrik mühendisliği konumuna yüz kişi başvurur fakat bir kişi alınır. O da hiç şüphesiz ki yüz kişi içinden başvurusu en iyi olan kişidir. Bu en iyi kişi de İngilizcesi en iyi olandır. Öyle bir dönemdeyiz ki ingilizce hayatın olmazsa olmazı artık. Çünkü biz ekmeğimizi yurt dışından kazanıyoruz, yurtdışından kazandığımız paraları ülkemize getiriyoruz. Türkiye şantiyelerinde ingilizceye gerek yok. Ancak özellikle uluslararası çalışan şirketlerde ingilizce, en önemli ihtiyaçlardan bir tanesi.”

loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Rize'de 89 Milyonluk 16 yatırımın temeli atılacak
Rize'de 89 Milyonluk 16 yatırımın temeli atılacak
Rize son yıllarda turizmde önemli hamleler yaptı
Rize son yıllarda turizmde önemli hamleler yaptı