• Lingualeo TR
Rize’de siyasetin iki yüzü

Rize’de siyasetin iki yüzü

Malum bir “Yeşil Yol” mevzusu aldı başını gidiyor

10 Ağustos 2015 - 00:37

Malum bir “Yeşil Yol” mevzusu aldı başını gidiyor. Belli bir kesim istemiyor ama belli bir kesim ise yapılmasından yana. Savunanların asıl elindeki koz, turizm kozu. Karşı çıkanların asıl derdi ise, yaylalarının doğal yapısının bozulacak olması –ki bunda çok haklılar. Bakın bugün Uzungöl’e, Ayder Yaylası’na… Buralar turizme kazandırıldı da çok mu doğal kaldılar. Sonra sanki ilimizin merkezi turizm konusunda ihya duruma geldi de bir tek yaylarımız kaldı. Rize’nin sahili içler acısı durumda. Bırakın yeteri derecede ışıklandırılmasını, otlardan bile arındırılması yetkililerin aklına gelmiyor. 10 küsur senedir sahilde yapılan çalışmalar kaplumbağa adımından ileri gitmedi. Ziraat Çay Bahçesine gelen turları çileli bir yürüyüş bekliyor. Otobüsleri çekecek yer yok, şehir trafik keşmekeşine karışmış vaziyette… Bu ve bunun gibi Rize’nin can alıcı ve turizm şehri olmaktan uzak sıkıntılar çözüldü de sıra yaylalara geldi. Neyse konumuz o değil aslında. Yeşil Yol eylemlerine karşı çıkanlardan biri olan “Havva Ana” lakaplı Rabiye Bekar, kamuoyunda ön plana çıkınca hemen ardından onu da karalayan haberler geldi. Çamlıhemşin’de 90’lı yıllarda açtığı işletmesinin ruhsatsız olduğu ifşa edildi. Ama aslında işletmenin değil de sonradan işletme yanına yapılan tuvaletlere ruhsat alınamadığı ortaya çıktı. Üstelik Rabiye Bekar, Ak Parti’nin ilçedeki kurucuları arasında yer alıyordu. Ama madem eylemlere karıştı, madem sivrildi “Vurun Rabiye’ye” durumu yaşandı. Aynı şekilde Ayder’de 23 yıldır pansiyon işleten Şazine Şahin’in de Yeşil Yol’a karşı çıkınca ruhsatı iptal edildi. Üstelik Şazine Şahin de Ak Partili olduğunu ve yıllarca belediye meclis üyeliği yaptığını söylüyor. Yine Yeşil Yol projesine karşı halkı provoke ettiği iddia edilen Yalçın Şahin’in de işletmesinin ruhsatsız olduğunun ortaya çıktığına dair haberler yapıldı. Üstelik Yalçın Şahin de kendisinin Ak Partili olduğunu ve Yeşil Yol’a değil de sadece Kavron Yaylasına yapılan projesine karşı olduğunu dile getiriyor. Çaykur’un kota ve kontenjan uygulamasını protesto eden Salarha Çay Fabrikasına bağlı Çaykent Merkez Kokulukaya Köyünden Mustafa Maraş isimli yaş çay üreticisinin de sırf eylem yaptığı için yaş çay üreticiliği iptal edildi. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Günümüzde başkaldıranın cezasını kesme metodu böyle oluyor maalesef. Ayrıca tıpkı Rize Valisi’nin “Lüks araçlarıyla gelip eylem yapıyorlar” şeklindeki talihsiz açıklamasına benzer, “Mini etekleriyle eylem yaptılar” şeklinde belden aşağı vurmayı da ihmal etmiyorlar. Peki Ayder Yaylası’nda yıllardır ruhsatsız olduğu bilinen, ya da bir şekilde kanunları hiçe saydığı halde göz yumulan işletmelerle ilgili adım neden atılmıyor? Mesela Rize’de farklı bir partiden sahibi olan bir restoran, bir önceki belediye başkanından ruhsat aldığı halde, yeni gelen belediye başkanı döneminde bu ruhsatının iptali için dava açılıyor ama imar kanunlarına aykırı bir işletme olduğu için önceki belediye başkanından ruhsat alamayan alışveriş merkezinin, yeni belediye başkanı döneminde ruhsatsız olduğu halde işletilmesine göz yumuluyor. Yıllarca Rize amatörünün sahilde itfaiye binası yanında sahasının yapılması erteleniyor, hatta kıyı-kenar kanununa takılıyor ama nedense o kanuna takılmadan denizin kenarına yüzme havuzu, hatta gokart pisti yapılabiliyor. Mesela yaz döneminde sahilde bir sürü işletme türedi. Yol kenarlarında baraka gibi yerler kurup millet ticaret yapabiliyor ama nedense ses çıkartan yok. Mesela yöresel ve kültürel ürünler pazarlansın diye ihale edilerek verilen bir mekan, artık yörenin de kültürel ürünün de esamisinin okunmadığı bir restoran-kafe halini aldı ama ses çıkartan yok. Daha bizim bilmediğimiz kim bilir neler neler var da, asıl merak ettiğim şey, kaçak, ruhsatsız diye bugün ifşa edilen hatta “yıllardır bu şekilde” diye vurgulanan işletmelerin bu durumları ancak şimdi mi akıllara geldi. Madem kaçak ve ruhsatsızdılar, bu zamana kadar bunlara göz yumanlar kendilerini ne şekilde savunuyorlar? Mesela Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ne öğretim görevlisi veya çalışan alınacağı zaman, özellikle ilandaki şartları, kimin alınacağının zaten önceden belli olduğu kişiye göre ayarlamaya nasıl göz yumuyorlar? Mesela kaldırımları işgal eden işletmelere bile “Ak Partili ve Ak Partili değil” statüsüne göre muamele ediliyor. Halbuki olması gereken, hangi partili olursa olsun, herkese aynı muameleyi yapmak değil midir? Yanlışı kim yapıyorsa yapsın, göz yummak yerine, adaletli olanı uygulamak gerekmiyor mu? İşte bu yüzden maalesef Rize’de siyasetin iki yüzünü gördüğümüzü belirtebilirim. En ironik olan da maalesef bundan 4-5 yıl önce sokakta gazetecileri gördüğünde, “Sizi de satın aldılar, bu hırsızlar hakkında niye hiç bir şey yazmıyorsunuz” diyen kişinin şimdi Ak Parti Rize İl Yönetiminde yer alıyor olması…

loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Özel Sporcular, Atletizm Şenliğinde buluştu
Özel Sporcular, Atletizm Şenliğinde buluştu
Rize'de
Rize'de "Etik Haftası" kutlandı