Benim de hakkım sana helal değil Kenan Bıyık

Benim de hakkım sana helal değil Kenan Bıyık

CHP’nin Rize 1

01 Mayıs 2015 - 17:43

CHP’nin Rize 1. Sıra Milletvekili Adayı Kenan Bıyık ile ilgili parti tarafından gönderilen son basın bülteninin başlığı, “Bunu yapanlara hakkımı helal etmiyorum” şeklindeydi. Rize’de seçim çalışmalarını sürdüren Kenan Bıyık, bir vatandaşla yaptığı sohbet esnasında, Anavatan Partisi’nden Rize Belediye Başkanlığına aday olduğu 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde, seçimi sandıkta kazandığını ancak masa başında kaybettiğini belirterek, seçim sonuçlarını masa başında değiştirenlere hakkını helal etmediğini söyledi. Öncelikle haklılık payı var. O seçim dönemini bire bir yaşayan, sonuçları an be an sandık görevlilerinden telefonla öğrenip bilgisayara giren kişi olarak, arayı açar şekilde devam eden sonuçlar sonradan gerilemeye ve az bir farkla seçimin kaybedilmesine doğru gitmişti. Hatta yıllar sonra, oylarını çaldıklarının itirafını da kendisine yapmışlardı. Hakkını helal etmemesi normal. Nasıl ki Kenan Bıyık seçimden seçime ortaya çıkıyorsa, benim de bu süreçlerde Bıyık ile ilgili yaptığım eleştirel haberler tepki çekiyor. “Nedir bu Kenan Bıyık ile alıp veremediğin?” diyenlerin sayısı fazla ve hepsine de anlatmak durumunda kalıyorum. O yüzden bu yazı öncelikle bunu merak edenleri ve ardından Kenan Bıyık’ı ilgilendiriyor. Çünkü ben de Kenan Bıyık’a hakkımı helal etmiyorum. Bıyık ile hukukum 25 Kasım 2008 tarihinde, kendisinin beni telefonla aramasıyla başladı. İstanbul’da olduğum sırada beni arayarak, “Numaranı Çay Tv’de Hacı Ali’den aldım. Trabzon’daki İlkhaber Gazetesi Rize temsilcisi arıyor. Sizi önerdiler, düşünür müsün” şeklinde bir telefondu. İstanbul’da dönünce mutlaka aramamı söyledi. Hatta onun hemen ardından Gazetenin sahibi Salih Çamoğlu da arayıp numaramı Kenan Bıyık’tan aldığını, mutlaka görüşmek istediğini söyledi. Rize’ye geldikten sonra 29 Kasım tarihinde Trabzon’a gittim, Kenan Bıyık’ı aradım ve gazeteye gidip görüşmemizi yaptım. O görüşmede Kenan Bıyık, gazete patronu Salih Çamoğlu’nu “Rizeliyi Rizeli’den fazla sever, her konuda güvenebilirsin” derken, Çamoğlu da Bıyık için methiyeler düzdü. Sigorta ve asgari ücret anlaşması yaparak oradan ayrıldım. Bu sözlere Kenan Bıyık da birebir şahit oldu. 2 Aralık’tan itibaren de gazetede haberlerim yayınlanmaya başladı. Sonra Bıyık’ın belediye başkanlığı adaylığı gerçekleşti. Office 1 Store’de bana Bıyık’ın seçim döneminde basın işlerini ücret karşılığı yürütmem teklif edildiğinde de birebir şahitti. 78 gün seçim işlerini parti merkezinde yürüttüm. 29 Ocak 2009 tarihinde yayına başlayan 53habermerkezi.net internet sitem Kenan Bıyık’ın ve Anavatan Partisi’nin hizmetine girmişti resmen. Günler ilerledikçe Bıyık’a defalarca gazeteden sigortamın hala yapılmadığını, maaşımın hala yatırılmadığını söyledikçe, o da “Tamam ben konuşacağım, halledeceğim” demekle yetindi. Seçimi kaybettikten iki gün sonra partiye gelip, “Turgay senin için ne yapabilirim?” diye sorduğunda, “Gazeteden hakkım olanı almaya yardımcı olun yeterli” talebime, elini masaya vurup “Söz veriyorum, senin hakkını kimseye yedirmeyeceğim” şeklinde cevap verişini hiç unutmuyorum. Ancak aylar geçmiş, ne partiden söz verilen alacağımı, ne de gazeteden alacağımı alabilmiştim. Kendisiyle defalarca da telefonla bu süreçte konuştum. Hatta Trabzon’a yanına gittim. “Gelin beraber gazeteye gidelim” dediğim de, “Sen git, birşey olursa beni ara hemen gelirim” dedi. Gazetede muhatap kimseyi bulamayıp Rize’ye dönerken telefonla konuştuğum Bıyık’a “Gazeteye dava açacağım” dediğimde, “Tamam ilk şahit beni yaz” demişti. Ben de öyle yaptım. Onu şahit yazdım. Elimdeki tüm belgelerle dava açtım. Duruşmaların hiçbirine katılmadı. 18 ay süren dava sürecinin en son duruşmasında Trabzon’da verdiği ifadesi mahkemeye ulaştı. Verdiği ifade ise gerçeklerden tamamen uzaktı. Sözde beni Çay Tv’de katıldığı bir programdan tanıyormuş. Kendisine iş aradığımı söylemişim ve bana yardımcı olmasını talep etmişim. O da gazeteye beni önermiş ama bunun dışında hiç bir şeyden haberi yokmuş. Ve o gün davayı kaybettiğim şeklinde karar çıktı. Yargıtaya başvurdum ve 3 yıl sonra Yargıtay haklı olduğuma karar kılarak Rize mahkemesinin kararını bozdu. Haklılığım ispatlandı. Şimdi de SGK’nın avukatı dava dosyamı işleme sokturmamı bekliyor, kararı temyize götürmek için. Neyse tabii hikaye uzun. Ama özeti bu şekildedir. Dürüst olduğuna inandığım Kenan Bıyık, verdiği sözü tutmadığı gibi, mahkemede yalan ifade vermesiyle tamamen gözümden düşmüştür. Gazetenin Rize’de o dönem bir temsilci aramasının sebebi de sırf Kenan Bıyık içinmiş. Bunu da sonra öğrendim. Yani aday olacağı için Rize’de onu takip edecek birini bulmak istemişler. Evet bu yüzden Kenan Bıyık ile ilgili eleştiri haberleri yapıyorum. Ama yalan yazmıyorum. Olanı yazıyorum. 2009 ve 2011 seçimlerini gayet iyi takip ettim. Konuştuğu tv programlarını, yayınlanan her haberini çok iyi biliyorum. Ne sözler verdiğini, hangi açıklamaları yaptığını çok iyi biliyorum. Gerçi hepsi birbirine benziyor. Rizeli’nin her sorununun takipçisi olacağını söylüyor ama seçimden sonra yaptığı hiçbir şey yok. Kendisine verilen güçlü muhalefet şansını seçimden sonra bir türlü değerlendirememiştir. Her seçimden sonra Rize ile ilgili, Rize’nin bir sorunuyla ilgili tek açıklaması dahi olmamıştır. Ama aday olduğu dönemlerde milletin oylarının hakkının savunucusu olacağının sözünü vermiştir. Bıyık, her seçimden sonra ortadan kaybolmak yerine, zaman zaman Rizeli’nin sorunlarını, sıkıntılarını gündemine alsaydı. İktidarı yeri geldi eleştirip, yeri geldi taktir etseydi zaten bugüne kadar seçilirdi. Bu sefer tamam olacak mı olmayacak mı, cevabını 7 Haziran’da göreceğiz. Zamanında çalınan oylarının hatrına Allah bu kez kendisine seçilmeyi nasip edecek mi göreceğiz. Ama ne olursa olsun, seçilse de seçilmese de, benim hakkım kesinlikle helal değil ona. Çünkü onu tanıdığım günden itibaren sadece zarar ettim. Sadece gazeteci olarak Rize’de bir kariyerim oldu. Evet bu kısım belki sayesinde olmuştur. Ama o dönemler zaten tv programları yapıyor ve haber sitesi yönetiyordum. Şimdi Kenan Bıyık’a soruyorum; Sevgili Kenan Bıyık, yukarıda özet geçtiğim dönemi iyi hatırla… Gerçekten ben mi senden iş istedim? Gazetede, dostun Çamoğlu’nun bana verdiği sözleri hatırlamıyor musun? Benim şahitimken verdiğin ve gerçeği yansıtmayan o ifade hiç mi vicdan azabı çektirmiyor sana? İşte vesile olduğun bu dönemlerden dolayı, “Hakkını kimselere yedirmeyeceğim” dediğin halde sözünü tutmadığından dolayı, senin için 2009 yılında sarf ettiğim tüm emeklerimi, harcadığım mesaiyi, yazdığım haberleri, aylarca adliye koridorlarında geçirdiğim zamanı, yargıtaydan gelecek cevabı beklediğim süreyi helal etmiyorum sana. Senin de hakkın varsa sen de bana etmeyebilirsin. Sen de benim gibi “Hasbinallah ve ni’mel vekil” de… Bu arada geçtiğimiz haftalarda, Kenan Bıyık ile ilgili haberleri sitemden kaldırmadığım taktirde sitemin sürekli saldırıya uğrayacağı ve emeklerime yazık olacağına dair uyarı almıştım. Günler sonra bir kaç gün önce ise 3 gün üst üste sitem saldırı aldı, takip edenler fark etmiştir. Bu yüzden de sunucu değiştirmek zorunda kaldık. Bu sürecin arkasında olduğuna inanmak istemiyorum. Daha detaylı halini 2011 yılında yazdığım bu yazıda okumak için tıklayın…

loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İstanbul'da Rize Rüzgarı esecek
İstanbul'da Rize Rüzgarı esecek
Neşat Ertaş türküleriyle Rize'de anılacak
Neşat Ertaş türküleriyle Rize'de anılacak